Polis Saldırısı Davasında Şok İfadeler!
1116 okunma

Polis Saldırısı Davasında Şok İfadeler!

Nisan 9, 2026 19:57
Polis Saldırısı Davasında Şok İfadeler!
0

BEĞENDİM

İzmir’in Balçova ilçesinde yaşanan trajik bir olay, 3 polisin şehit olmasına neden olan bir silahlı saldırı davasında sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Olayın faili olan tutuklu sanık E.B. (17), mahkemede verdiği savunmasında, kendisinin terör örgütü üyesi olmadığını; ancak DEAŞ’ı sevdiğini belirterek, “Polislerin kafir olduğunu biliyorum. Ayrıca bu eylemden habersiz olan ailemi de kafir olarak görüyorum” ifadesini kullandı. Bu açıklamalar, olayın ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Olay, 8 Eylül 2025 sabahı gerçekleşti. E.B., pompalı tüfekle polis merkezine ateş açarak polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile bulundukları sırada olay yerine giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir’i şehit etti. Çatışma sırasında E.B. bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Saldırının ardından düzenlenen 58 sayfalık iddianame kabul edildi ve sanıklar İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısında bulundu. Duruşma sırasında tutuklu sanık E.B., tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B.’nin yanı sıra tüm müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı da hazır bulundu. İddianamede, E.B. ve diğer sanıklar hakkında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ‘kişiyi kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme’ ve ‘öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 261 yıl hapis cezası talep edildi.

E.B. duruşmada yaptığı savunmada, DEAŞ örgütü ile doğrudan bir bağlantısının olmadığını, ancak örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi’nin çağrısına dayanarak aldığını ifade etti. “Örgütün faaliyetlerini takip ediyordum ve El Bağdadi’nin ‘Türkiye’ye saldırın’ mesajını gördüğümde bu eylemi gerçekleştirmeye karar verdim. Müslümanlara yönelik operasyonlar nedeniyle en yakın karakola saldırmayı uygun buldum” diye konuştu.

E.B. ayrıca, saldırı hazırlıklarına yaz aylarından beri başladığını, özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ve silah kullanımını havalı tabancalarla tecrübe ettiğini belirtti. Saldırı günü sabahı karakola saldırma kararını aldığını ifade ederek, “Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca ailemi de kafir olarak nitelendiriyorum” dedi. Bu ifadesi, ailesinin tepkisini de beraberinde getirdi.

Tutuklu sanık N.B., oğlunun radikal eğilimleri hakkında bilgi sahibi olmadığını, öğretmenlerinin kendisini okula çağırarak bu konuda uyardığını belirtti. N.B., “Oğluma silah kullanmayı öğrettim demek istemem. O yalnızca özgüven kazanmak için ormanda kuş avına gitti” diye ekledi. A.B. ise, “Oğlumun radikalleştiğine dair herhangi bir şüphem yoktu. Ancak DEAŞ videolarını izlerken onu uyarıp durdurmaya çalıştım” dedi.

Olay sırasında yaralanan polis memuru Murat Dağlı, E.B.’nin saldırı sırasında tekbir getirdiğine dikkat çekerek, ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin eyleminde pişmanlık belirtisi göstermediğini ifade etti. Şehit polis Hasan Akın’ın eşi Şule Akın, “Eşim silahını her zaman kasada saklardı. Ancak onların çocuklarını silah kullanmayı öğretmiş olması bu trajediye bir zemin hazırladı” şeklinde konuştu.

Bu dava, İzmir’de bir ailenin ve toplumun derin bir travma yaşamasına neden olan olayların sonuçlarını gözler önüne sererken, toplumdaki radikalleşme ve terör eğilimlerinin engellenmesi gerektiğine dair ciddi

En az 10 karakter gerekli