İzmir’de çok sayıda mesele, bir belediye başkanından diğerine miras kalıyor ve bu sorunlar, çözüm aşamasına bir türlü geçemiyor. Bunlardan biri de şüphesiz Basmane Çukuru. Yıllardır şehrin ortasında duran bu alan için nihayet çözüm yolunun göründüğü bir dönem yaşanıyor. Ancak, çözüm emareleri ortaya çıktığı andan itibaren birlikte tartışmalar da baş gösteriyor.
Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, mevcut yönetimin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile yürüttüğü uzlaşma sürecine karşı sert eleştirilerde bulundu. Bu eleştiriler, bizleri önemli bir soruyla yüzleştiriyor: “Eğer madem çözüm yolunu biliyordunuz, neden geçmişte bunu hayata geçirmediniz de şimdi gerçekleştireni eleştiriyorsunuz?” Bu soru, geçmiş yönetimlerin neden bu sorunu çözmekte yetersiz kaldığını sorgulamamız için bir davet niteliği taşıyor.
Bugün eleştirilen süreç, eğer geçmişte çözülebilmiş olsaydı, ne TMSF ile müzakere masası kurulurdu ne de İzmir hala bu alanı tartışıyor olurdu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaklaşımını bu bağlamda çok değerli bulmak gerekiyor; çünkü o, çözüm sürecine ulaşabilen tek başkan olarak öne çıkıyor. TMSF gibi karmaşık bir kurumla müzakere etmek başlı başına zor bir süreç iken, “hiç masaya oturmamak” mı yoksa “elinden gelenin fazlasını yapmak” mı gerçek çözüm? İkisi arasında kurulan bu sınır, sorunun çözülüp çözülemeyeceğinin belirleyicisidir.
Basmane Çukuru meselesi, belki de o kadar kronikleşti ki, çözüm bulma fikri bile bazı kesimlerde rahatsızlık yaratıyor. Bu konu, kişisel polemiklerin ya da eski-yeni hesaplaşmaların ötesinde ele alınmalı. Şu an gündemde olan her şey, tam da bu noktada önemli bir yapı sunuyor. Eski yöneticilerin kendi dönemlerinde bu sorunun çözülememesine karşı gösterdikleri tepkilerin nedenini anlamak güç; fakat bildiğimiz bir gerçek var ki İzmir, kronikleşmiş bir sorunuyla daha vedalaşmak üzere. Bugün çözmeye çalışanı eleştirirken, geçmişte neden bu sorunun çözülmediğini unutmamak gerekiyor.
Sonuç olarak, Basmane Çukuru, İzmir’in on yıllardır süregelen sorunlarından bir tanesi. Geçmiş yönetimlerin yetersizlikleri ve yeni yönetimin girişimleri arasındaki bu çatışma, aslında şehri nasıl yönettiğimizi ve yöneteceğimizi sorgulamamızı gerektiriyor. Şimdi dikkatli olmak, geçmişi irdeleyip görevdekinin çabalarını desteklemek zamanıdır. İzmir, nihayetinde, kalıcı bir çözüme kavuşabilmeyi umuyor.
1
Feci Kaza: İki Ölü, Üç Yaralı!
2795 kez okundu
2
Bergama’da Arkeolojik Sit Alanları Tescillendi!
2742 kez okundu
3
İzmir’de Elektrik Kesintisi! İşte Detaylar ve Tarih!
2697 kez okundu
4
İş Adamı Halit Yukay İçin Duygusal Cenaze Töreni
2690 kez okundu
5
Foça’da Esnaftan Belediye’ye İsyan Afişleri!
2664 kez okundu