Büyükçekmece Adliyesi’nde görevli 30 yaşındaki hâkim E.K., 29 Haziran 2025 tarihinde D.K. ile evlenerek yeni bir hayata adım attı. Ancak, evliliklerinin ilk günlerinden itibaren çift arasında çeşitli problemler ortaya çıkmaya başladı. Cumhuriyet gazetesinden Barış Terkoğlu, E.K.’nın eşiyle birlikte memleketi Ordu’ya gitmesi sonrasında yaşananları detaylandırarak, çiftin boşanma kararı aldıklarını belirtti. E.K., bu kararın ardından yaşadığı saldırının detaylarını da paylaşarak olayın adli süreçte hızla kapatıldığını aktardı.
E.K., eşi D.K.’nın eşyalarını toplayarak İstanbul’a döndüğü 31 Ağustos günü olayların patlak verdiği gün oldu. İstanbul’daki evine girmek istediğinde, kapının kilidinin değiştirildiğini gördü. E.K., eşine mesaj attı ve “Kapıda bekle” cevabını aldı. Beklerken, D.K.’nın ağabeyi ortaya çıktı. Belinde silah taşıyan ağabey, E.K.’ya karşı öfkeli bir tavır sergileyerek önce söylediklerleriyle, ardından hakaret ve tehditlerle onu evden uzaklaştırmaya çalıştı. D.K.’nın abisi, genç hakimi diğer kız kardeşinin evine götürdü. E.K. bu evde yedi kişinin bulunduğunu ifade etti; bunlar arasında kayınpederi, eşinin abisi, bacanakları ve eşinin ailesi yer alıyordu.
E.K., evde bulunduğu süre zarfında sürekli hakaretlere maruz kaldı ve bu duruma dayanamayarak gitmek istedi. Ancak, kayınpederinin “Şunun telefonunu alın, kapıyı kilitleyin, gitmesine izin vermeyin” talimatı sonrası kapıyı kilitlediler ve onu alıkoydular. E.K., ifadesinde yaşadığı ciddiyeti anlatarak kayınpederinin yüzüne tokat attığını, yere düştüğünde kendisine yumruk ve sopalarla saldırıldığını söyledi. Yardım istemek için bağırmasına rağmen, dışarıdan kimse müdahale edemedi. Hatta apartmandaki komşuların polisi aradığı bilgisi E.K.’nın ifadesinde yer aldı.
Olay sonrasında E.K., dayısının evine giderek orada bir süre dinlendi. Kanlar içinde kalan kıyafetleri ve dudağındaki kanama ile Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne giderek rapor aldı. 31 Ağustos 2025 tarihinde saat 16:31’de alınan doktor raporunda darbeye bağlı izlerin bulunduğu kaydedildi. E.K., olayın başından itibaren cebindeki telefonla yaşananları kaydetti ve bu görüntüleri adli süreç eklendi. Kayıtta, aile içinde tartışmaların yanı sıra darp sesleri de bulunuyordu.
E.K., yaşadığı bu durumu yasaların gerektirdiği şekilde çözmek konusunda umutlu bir yaklaşım sergiliyordu. Ancak, alıkonduğu evin sahibi olan bacanağının iktidar ile olan bağlantıları, durumu daha da karmaşık bir hale getirdi. Bacanak, devlete yakın bir hukuk derneğinde görev yapıyordu ve eski bir milletvekili ile ilişki içindeydi. Dolayısıyla, E.K. gibi bir hâkim olan biri için bir anlamda “korunan” konumdaydı.
Olayın ardından Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na iletilen dosya, üç buçuk ay boyunca rafta kaldı. 25 Aralık 2025 tarihinde, yedi kişi hakkında delil yetersizliği nedeniyle “kovuşturmaya yer yok” kararı verildi. Bununla birlikte, E.K.’nın-hakim olduğunu unutmamak gerekir- yaşadığı saldırının kaydı ve darp raporunun varlığı göz ardı edilemeyecek kadar önemliydi.
Sonuç olarak, hâkim E.K., bir zamanlar “Türkiye bir hukuk devletidir” düşüncesini benimsemişken, siyasetin yargı üzerindeki etkisini ve yargı mekanizmasının içindeki bağlant
1
Feci Kaza: İki Ölü, Üç Yaralı!
2786 kez okundu
2
Bergama’da Arkeolojik Sit Alanları Tescillendi!
2716 kez okundu
3
İzmir’de Elektrik Kesintisi! İşte Detaylar ve Tarih!
2685 kez okundu
4
İş Adamı Halit Yukay İçin Duygusal Cenaze Töreni
2675 kez okundu
5
Foça’da Esnaftan Belediye’ye İsyan Afişleri!
2653 kez okundu