İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun 33 yıllık diplomasının, yatay geçiş usulsüzlüğü iddiasıyla iptal edilmesinin ardından, İstanbul Üniversitesi’nin prestiji tartışma konusu haline geldi. Üniversitenin bu durumunun yanı sıra, uluslararası sıralamalarda da hızla prestij kaybettiği gözlemleniyor. Dünyaca ünlü üniversite sıralama kuruluşları olan Times Higher Education (THE) ve Quacquarelli Symonds (QS), en son sıralamalarını kamuoyuyla paylaştı ve bu sıralamalarda İstanbul Üniversitesi’nin durumu dikkat çekti.
THE’nın üniversite sıralamasında, İstanbul Üniversitesi 2025’te 1201-1500 aralığında yer alıyordu. Ancak, 2026 sıralamalarında da bu aralıkta kalarak herhangi bir ilerleme kaydedemedi. Bununla birlikte, Türk üniversiteleri arasında, 2025 yılında elde ettiği 30’unculuğu, 2026’da 33’üncülüğe gerileyerek kaybetti. Üniversitenin genel puanı ise bu iki yıl arasında 27,3 ila 32 aralığında sabit kalmakla birlikte bazı spesifik puanlarda düşüşler yaşandı.
Özellikle üniversitenin “Araştırma kalitesi” puanı, 33,2’den 30,1’e düşerken, “Uluslararası görünüm” puanı da 40,7’den 38,4’e geriledi. QS sıralamasında ise İstanbul Üniversitesi, 2025’te 621’inci sırada yer alırken, 2026 yılında 628’inciliğe geriledi. Burada da diğer Türk üniversiteleri arasında 6’cı sıradan 7’nci sıraya düşerek dikkat çekti.
İstanbul Üniversitesi, işletme fakültelerinin küresel ölçekte akreditasyonunu sağlayan AACSB (Association to Advance Collegiate Schools of Business) adlı kuruluşa, çeşitli şikayetlerde bulunulmuştu. Bu şikayetler doğrultusunda, AACSB başvuruyu incelemeye almıştı. Bu durum, üniversitenin uluslararası akreditasyon ve kalitesi açısından ciddi bir soru işareti oluşturmakta ve prestij kaybını daha da derinleştirmekte.
İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesinin yarattığı tartışmaların yanı sıra, İstanbul Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalardaki düşüşü, üniversitenin akademik kalitesini ve uluslararası görünümünü doğrudan etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, Türkiye’nin eğitim sistemi için de bir alarm zili niteliği taşımakta ve diğer üniversitelerin aynı akıbete uğramaması için gerekli adımları atma gerekliliğini ortaya koymakta.
Sonuç olarak, İstanbul Üniversitesi’nin bu prestij kaybını telafi edebilmesi için güçlü önlemler alması ve eğitim kalitesini artıracak stratejiler geliştirmesi önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Gelecekteki sıralamalarda tekrar yükselişe geçebilmesi için hem iç mekanizmalarına hem de uluslararası standartlara uyum sağlamak zorunda.
1
Feci Kaza: İki Ölü, Üç Yaralı!
2795 kez okundu
2
Bergama’da Arkeolojik Sit Alanları Tescillendi!
2742 kez okundu
3
İzmir’de Elektrik Kesintisi! İşte Detaylar ve Tarih!
2697 kez okundu
4
İş Adamı Halit Yukay İçin Duygusal Cenaze Töreni
2689 kez okundu
5
Foça’da Esnaftan Belediye’ye İsyan Afişleri!
2664 kez okundu