İzmir’de gerçekleştirilen önemli bir sosyal sorumluluk projesi, 150 yerli ve sığınmacı kadının katılımıyla Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın iş birliğiyle hayata geçirildi. ‘TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı’ çerçevesinde düzenlenen seramik eğitimi programı, dezavantajlı kadınlara psikososyal destek sağlamanın yanı sıra, sosyal etkileşim fırsatı sunarak üretime katılımlarını teşvik etti.
Bu program, yerli ve Suriyeli sığınmacı kadınların toplumsal uyumunu artırmayı amaçlıyor. Katılımcılar, düzenli olarak atölyelere giderek seramik eserler üretme deneyimi yaşadılar. Evlerinden servisle alınıp çocuklarıyla birlikte atölyeye gelen kadınlar, bu süreçte hem keyifli anlar geçirdi hem de üretim yaparak kendilerini geliştirme fırsatı buldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Akfırat, Türkiye’nin uzun bir süredir göçmen durumuyla karşı karşıya olduğunu belirtti ve sığınmacı ile yerli kadınların kaynaştırılması üzerine yapılan araştırmalardan bahsetti. Bu araştırmalar sonucunda, ön yargıları kırmak amacıyla iki grubu bir seramik atölyesinde bir araya getirmeye karar verdiklerini vurguladı.
Prof. Dr. Akfırat, projeyi TÜBİTAK’a sunduklarını ve kabul edildiğini dile getirirken, bunun aslında deneysel bir çalışma olduğunu da ifade etti. Katılımcılar, seramik yapımı, psikososyal destek alanlar ve kontrol grupları olarak dört gruba ayrıldılar. Altı hafta sonunda seramik üretimine katılan kadınların iyi olma durumlarının artması ve birbirlerine karşı ön yargılarının kırılması beklentisiyle projeyi yürüttüklerini kaydetti. Ayrıca, sosyoekonomik seviyesi düşük olacak kadınlara üretimin keyfini yaşatmanın da bu projeyle hedeflendiğini ifade etti.
Program sonunda, hazırlanan eserler bir sergide sergilenecek. Prof. Dr. Akfırat, bu süreçte kadınların psikolojik sorunlar karşısında nereye başvurabileceklerini öğrendiği ve kendilerini ifade edebildikleri süreçler yaşadıklarını belirtti. Kadınlar, birbirlerine güvenmeyi, duygularını açmayı ve çeşitli rahatlama tekniklerini deneyimleyerek sosyal bağlarını güçlendirdiler. Oluşan eserlerin daha sonra fırınlanıp sergileneceği tarih ise 29 Mart olarak belirlendi.
Katılımcılardan 40 yaşındaki Halise Kaya, projenin komşularından duyduğunu belirtip, seramiğe olan ilgisinin olmadığını ancak atölye sayesinde keyifli işler başardığını ifade etti. Kendine zaman ayırmanın psikolojisine iyi geldiğini vurgulayan Kaya, eğitimin devam etmesi halinde katılmaya istekli olduğunu belirtti.
Bir diğer katılımcı 47 yaşındaki Gönül Demir ise, bu eğitime kadın dayanışma merkezi aracılığıyla başladığını ve başlangıçta çekingen olsa da sığınmacıların da oldukça sosyal ve konuşkan olduğunu öğrendiğini ifade etti. Katılımcılar, bu süreçte birçok duygusal anı biriktirdiklerini ve dayanışma içerisinde olduklarını söylediler.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmet Uzmanı Cansu Deniz Ağ, bu proje ile dezavantajlı grupların sosyal yaşama eşit katılımını desteklemeyi hedeflediklerini vurguladı. Sanat temelli uygulamalar ve psikososyal destek ile psikolojik iyi oluşu güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Bu tür projeler, sosyal hizmet modellerinin yaygınlaştırılmasının yanı sıra sanat yoluyla insanları bir araya getirme açısından önemli bir rol oynamaktadır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sanat Eğitmeni Ebru İlbeyci Alkan ise projenin sonuçlarının sadece sanatsal üretime değil, aynı zamanda kişisel ve sosyal gelişime de katkı sağladığını uzmanlık alanına vurgu yaparak ifade etti. Katılımcıların duygu ve deneyimlerini
1
ÇAK Ekibinin tatbikat başarısı
3309 kez okundu
2
İzmir’de Boşanma Drama: İki Hayat Söndü!
2723 kez okundu
3
İzmir’de Zeytinlikteki Yangın Kontrol Altına Alındı
2645 kez okundu
4
İZBAN Durağında Feci Kaza: Bir Kişi Hayatını Kaybetti
2635 kez okundu
5
İzmir’de Deprem Şehitleri İçin Anma Töreni Yapıldı
2609 kez okundu