İzmir, geçen günlerde Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 25 yaşındaki genç patoloji asistanı Dr. Beyza Nur Pürmüs’ü kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadı. Dr. Pürmüs, Menemen gişelerinde gerçekleşen feci bir kazada hayatını kaybetti. Ancak kazanın sadece bir trafik kazası olmanın ötesinde bir trajedi olduğunu gösteren yeni görüntüler ortaya çıktı. Bu görüntüler, toplum olarak vicdanımızı nasıl kaybettiğimizi adeta yüzümüze çarptı.
Kamera kayıtları, kazanın saniye saniye nasıl gerçekleştiğini gözler önüne seriyor. Dumanların yükseldiği anlarda, henüz aracın alev almadığı bir vakitte, gişelerden geçen onca araçtan biri dahi durup yardım etme gereği duymadı. O sırada yanan araçta can çekişen bir insan olduğunu bilmelerine rağmen, birçok sürücü yollarına devam ettiler. Bu durum, hepimizin gözleri önünde yaşanan bir dehşeti gösterirken aynı zamanda toplumsal bir çöküşü de işaret ediyor.
Görüntülerde, büyük tırların, binek araçların ve ticari araçların yanan araca yardım etmek yerine sadece manevra yaparak yanından geçtiği açıkça görülüyor. Bu sırada hiç kimse frene basmadı, kimse o kapıyı açmak için bir çaba sarf etmedi. Herkesin “acelesi” olduğu o anlarda, sadece 25 yaşındaki genç bir doktor göz göre göre ölüme terk edildi. Böylece, insan olmanın gerekliliklerini unutmuş bir toplum resmi çizildi.
Bu dehşet verici görüntüler, modern dünyanın bizi nasıl “duyarsızlaştırdığını” bir kez daha gözler önüne seriyor. O gün Menemen gişelerinde yanan sadece Dr. Beyza Nur’un aracı değildi; yardımlaşma ruhumuz, empati duygumuz ve insanlığımız da o alevler arasında kül oldu. Toplumda büyük bir infial yaratan bu görüntüler, akıllara şu soruyu kazıdı: “Biz ne ara bu kadar umursamaz olduk?”
Toplum olarak yaşadığımız bu olay, yalnızca bir kazadan ibaret değil. Aynı zamanda ortak sorumluluk duygusunu yitirip yitirmediğimizi sorgulamamıza neden olan bir durumu da temsil ediyor. Dr. Beyza Nur Pürmüs’ün kaybı, bu duygusuzluk ile ilgilidir. Acaba o an yanındakiler, bir insanın acı içerisinde olduğunu hissetmiyorlar mıydı? Ya da bu hissi hissettikleri halde mi görmezden geldiler? İşte bu sorular, toplumun geleceği adına oldukça düşündürücü. Belki de bu olay, hepimizin kendine dönüp bakması için bir fırsat olmalıdır.
Empati kurmamız, yardımlaşma isteğimizi artırmamız ve duyarsızlığı bırakmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Geçmişteki bu tür trajediler, medeni bir toplum kimliğimizin sorgulanmasına neden oluyor. Dr. Beyza Nur Pürmüs’ün hayatını kaybettikten sonra yaşananlar, toplumsal bir yansıma değil mi? Herkesin bir insanı kurtarma şansı olduğu o anlarda herhangi bir duyarlılık göstermemesi, insanlığın ne halde olduğunu gözler önüne seriyor.
1
ÇAK Ekibinin tatbikat başarısı
3315 kez okundu
2
İzmir’de Boşanma Drama: İki Hayat Söndü!
2724 kez okundu
3
İzmir’de Zeytinlikteki Yangın Kontrol Altına Alındı
2651 kez okundu
4
İZBAN Durağında Feci Kaza: Bir Kişi Hayatını Kaybetti
2642 kez okundu
5
İzmir’de Deprem Şehitleri İçin Anma Töreni Yapıldı
2616 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.