Meslek Fabrikası’nda bir direniş günü yaşanıyor. Bu olay, sadece bir topluluk eylemi değil, aynı zamanda bir sahip çıkma refleksinin ortaya konduğu bir mücadelenin de sembolüdür. Ancak bazı bireyler, direnişe katılmak yerine, ‘bize davet gelmedi’ gibi bahanelerle geri planda kalmayı tercih ediyor. Bu durumun ne anlama geldiği ise oldukça derin bir sorudur. Bu bir düğün değil, davetiye ile değil, bir mücadele için bir araya gelinmesi gereken bir durumdur.
Mücadeleye katılmanın gerekliliği, bu tür toplumsal olayların ruhuyla doğrudan ilişkilidir. ‘Beni çağırmadılar’ diyen bir kişinin, aslında en baştan kaybetmiş olduğu gerçeği, cesaret ve kararlılık gerektiren bir eylemi gerçekleştirmeye istekli olmadığı anlamına gelir. Bir yere partisinin adına bir mücadele yürütmek için gidiliyorsa, bunun için özel bir davetiye beklemek, bir siyasetçi açısından oldukça yanlıştır. Her birey, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmek için gerekli olan girişimlerde bulunmalıdır.
Kamuoyunu bilgilendiren basın, bu konuda daha önce haberler yapmışken ve sosyal medya da bu mevzu ile ilgili yoğun bir tartışma yürütüyorken, bazılarınca bu durumu göz ardı etmek hayli ilginç bir durumdur. Direniş ve mücadele olguları, bireylerin içsel bir istek duyduğu mutlak bir katılım gerektirir. Ancak görünen o ki, kolay olanı seçip ardından bahaneler arkasına sığınmak bazı insanların alışkanlığı haline gelmiştir.
Bu, resmen bir ‘topu taca atmak’ eylemi olarak görülebilir. Aslında burada önemli olan, bir topluluk hareketinin parçası olmanın getirdiği sorumluluk bilincidir. Haklı bir sebep uğruna direnişte yer almak, yalnızca davet beklemeyi değil, aksine aktif bir şekilde katılım göstermeyi gerektirir. En nihayetinde, siyasetçi olmak kendini yalnızca otoriter bir pozisyonda görmek ya da bir davette bulunulmasını beklemekle sınırlı olmamalıdır.
Sonuç olarak, Meslek Fabrikası’nda yaşanan direniş, katılımcıların ve özellikle de siyasetçilerin, mücadele ruhunun bilincinde olması gerektiğini göstermektedir. Bu tür durumlarda herkesin, davet falan beklemeden, kendi inisiyatifini kullanarak bu önemli olaylara katılması gereklidir. Mücadeleye katkıda bulunmak ve dayanışma ruhunu yaşamak, davet gelmesini beklemekten çok daha değerlidir. Unutulmamalıdır ki, davet bekleyen bir siyasetçi, toplumsal mücadele alanında gerçek anlamda yerini almış sayılmaz.
1
Feci Kaza: İki Ölü, Üç Yaralı!
2803 kez okundu
2
Bergama’da Arkeolojik Sit Alanları Tescillendi!
2779 kez okundu
3
İzmir’de Elektrik Kesintisi! İşte Detaylar ve Tarih!
2722 kez okundu
4
İş Adamı Halit Yukay İçin Duygusal Cenaze Töreni
2697 kez okundu
5
Foça’da Esnaftan Belediye’ye İsyan Afişleri!
2670 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.