Zayıflama İğneleri: Mucize mi, Tehlike mi?
1934 okunma

Zayıflama İğneleri: Mucize mi, Tehlike mi?

Nisan 16, 2026 11:23
Zayıflama İğneleri: Mucize mi, Tehlike mi?
0

BEĞENDİM

“`html

Diyetisyen Hande Selin Ok, son yıllarda popülaritesi artış gösteren zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde etkili olabileceğini ancak bu ilaçların bilinçsiz kullanımı durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Ok, “Bu ilaçlar tek başına mucize yaratmaz, sağlıklı kilo kaybı için doğru beslenme ve yaşam tarzı değişikliğiyle desteklenmelidir. Kalıcı kilo kaybı, planlı beslenme, yeterli protein alımı, dengeli tabak ve sürdürülebilir yaşam tarzı ile sağlanabilir. İlacı değil, alışkanlıkları kalıcı kılmalıyız.” dedi.

Acıbadem Kent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Selin Ok, son yıllarda kullanılan zayıflama iğneleriyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Obezite tedavisinde kullanılan bu ilaçların uygun şekilde kullanılmasının önemine dikkat çeken Ok, yanlış kullanımların sağlık açısından riskler oluşturabileceğini vurguladı.

Zayıflama iğnelerinin “Liraglutide, Semaglutide ve Tirzepatid” gibi farklı etken maddeleri içeren gruplar halinde bulunduğunu ifade eden Ok, bu ilaçların cilt altına enjeksiyon yoluyla uygulandığını belirtti. Ok, söz konusu ilaçların GLP-1 reseptör agonistlerini taklit ederek mide boşalmasını yavaşlattığını, tokluk hissini artırdığını ve iştahı baskılayarak kilo kaybını desteklediğini belirtti. Bu ilaçlar, başlangıçta diyabet tedavisi için geliştirilmiş olsa da obezite tedavisinde de etkili bir yöntem olarak kullanılabilmektedir.

Amaç sadece kilo kaybı değil, yağ kaybı olmalı

GLP-1 tedavisi sürecinde beslenmenin en önemli parçalarından biri olduğunu belirten Ok, iştahın azalmasının kişilerin az yemeyi doğru bir yöntem olarak görmesine yol açmaması gerektiğini ifade etti. Ok, tedavi sürecinde hedefin yalnızca kilo vermek değil, yağ kaybı sağlamak olması gerektiğini vurgulayarak, protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti.

İştah azalması ile birlikte daha küçük porsiyonlarla doygunluk hissi oluşabildiğini belirten Ok, bu durumda tüketilen besinlerin besin değerinin yüksek olması gerektiğini dile getirdi. Ok, “Her öğünde yeterli protein kaynakları, lif içeren sebze ve tam tahıllar ile sağlıklı yağların bulunması gerekmektedir.” diye belirtti.

Yağlı ve ağır yemekler mide şikayetlerini artırabilir

GLP-1 tedavisi süresince mide boşalmasının yavaşladığını ifade eden Ok, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerin mide bulantısı ve rahatsızlık hissini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle hafif pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Ok, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdaların da kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğini ifade etti. Küçük porsiyonlarla ve yavaş yemek yemenin önemli olduğunu dile getiren Ok, hızlı tüketilen büyük porsiyonların mide bulantısına neden olabileceğini belirtti. Ayrıca basit karbonhidrat alımının azaltılması ve lifli gıdaların kademeli olarak artırılması gerektiğini belirtti.

Su tüketimi ve düzenli öğün önemli

İştah azalması nedeniyle su tüketiminin ihmal edilebileceğini belirten Ok, suyun gün içerisinde yayarak tüketilmesinin kabızlık riskini azaltacağını ve metabolizmayı destekleyeceğini ifade etti. Öğün atlamanın yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Ok, gün boyunca dengeli iki veya üç ana öğünün daha iyi tolere edileceğini belirtti.

Haftada en az iki veya üç gün direnç egzersizi yapılmasının ve yeterli uykunun kilo kontrolü açısından önemli olduğunu kaydeden Ok, sağlıklı kilo kaybı için yaşam tarzı değişikliği gerektiğini söyledi.

Hızlı kilo kaybına aldanmayın

Hızlı kilo kaybının her zaman sağlıklı olmadığını belirten Ok, kontrolsüz ve yetersiz

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.